Bugün: 16.12.2019

YEŞİL ARTVİN DERNEĞİ BAŞKANI NEŞE KARAHAN DUBLİN YOLCUSU

YEŞİL ARTVİN DERNEĞİ BAŞKANI NEŞE KARAHAN DUBLİN YOLCUSU
An itibarı ile dünyanın en büyük sorunu maalesef çevre sorunu oldu. Bir tarafta ormanlar katlediliyor, yanıyor, yakılıyor, bir tarafta taş ocakları açılıyor. Öte yandan dünyanın her yerinde talancı ve de yalancı maden şirketleri neredeyse tüm yaşam alanlarını tehdit eder hale geldi. Maden ruhsat alanları binlerce hektardan başlıyor ve çok enteresan bir biçimde bu maden alanları her nedense yaşam alanları içine denk geliyor.30.09.2019 09:48
Bu sorun sadece Türkiye’nin, Afrika’nın, Asya’nın, Kanada’nın, Arjantin, Şili, Brezilya ya da Asya ülkelerinin sorunu değil. Dünyanın sorunudur bu.
Ancak BM'de yapılan İklim Zirvesinde bu anlaşmaya imza atmayan Çin, ABD, Hindistan gibi, dünyayı en çok kirleten ülkelerin İsveçli çocuk Greta tarafından eleştirilmemiş olmasıyla ilgili bir çok yazı ve eleştiri geldi.
Birleşmiş Milletler İklim Krizi Zirvesi’nde liderlere yaptığı sert eleştiriler ile tekrar gündeme gelen İsveçli çocuk aktivist Greta Thunberg’in de aralarında bulunduğu 15 çocuk, beş ülke hakkında iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yeterli adımları atmadıkları gerekçesiyle UNICEF’e şikayette bulundu.
BM, Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’e iletilen şikayet dilekçesinde Türkiye’nin yanı sıra Fransa, Almanya, Brezilya ve Arjantin yer alıyor.
Euronews’in haberine göre; Dilekçede orman yangınları, hava kirliliği, kirlenen denizler, kuraklığın neden olduğu zorlukların yanı sıra günümüz ve gelecekle ilgili yaşadıkları endişe ve depresyona ilişkin örnekler verilerek adı geçen ülkelerden şikayetlerle ilgili cevap vermeleri isteniyor.
ABD, Çin, Hindistan gibi ülkeler
dururken neden Türkiye şikayet edildi?
Çin, ABD, Hindistan, Rusya ve Japonya, Küresel Atmosfer Araştırmaları Emisyon Veritabanı’nın (EDGAR) raporuna göre karbondioksit salınımı açısından dünyayı en çok kirleten ilk beş ülke.
Şikayet edilen ülkelerden Almanya listede 6., Brezilya 11. sırada bulunurken, Türkiye, Fransa ve Arjantin listede ilk 15’te yer almıyor.
Peki Çin, ABD, Hindistan gibi üst sıralarda yer alan ülkeler şikayet edilmezken, neden diğer beş ülke hakkında bir dilekçe hazırlandı?
Sorunun cevabı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3. Protokolü’nde yatıyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 45 ülkenin imzaladığı protokol, imzacı ülkelerde bulunan çocuklara hak ihlallerine karşı bireysel hak arama ve adalete erişim imkanı tanıyor. Yapılan şikayetler BM Çocuk Hakları Komitesi’nce inceleniyor. Komite sadece bu protokolü imzalayan ülkelere yönelik şikayetleri kabul ediyor.
Greta ve arkadaşlarının haklarında şikayet dilekçesi hazırladığı 5 ülke, protokolde imzası bulunan ülkeler. Ancak ABD, Çin, Hindistan, Rusya ve Japonya isteğe bağlı imzalanan sözleşmeyi imzalamadığı için haklarında bir şikayette bulunmak mümkün değil.
Bu o kadar büyük bir sorun ki, iklim değişikliğine neden oluyorlar, depremlere, sellere, heyelanlara neden oluyorlar. Onun için bütün dünyada buna dur demek için çeşitli Sivil Toplum Örgütleri kuruluyor. Dünyadaki çevre dostları, aktivistler bir araya geliyor. Çevreciler farklı milliyetten, farklı inançlardan, farklı renklerden olsa da temelde aynı dili kullanıyorlar. Onların gözyaşları aynı renktir. Yaşam alanları için ağlıyorlar, mücadele ediyorlar.
Son yüzyılın belki de dünyanın en büyük yaşam mücadelelerinden birisi Artvin’de Cerattepe’de yaşandı. Çeyrek asırdır bitmeyen bir maden ve yaşam mücadelesi hukuksal ve demokratik çerçeve içinde devam ediyor. Maden şirketi hukuksuz bir şekilde oraya girse de yasadışı bir şekilde işletme ruhsatı almadan yer altında deneme amaçlı maden çıkarmaya başlamış olsa da Artvin halkı için henüz hiç bir şey bitmiş değil. Aksine yeniden mücadele başlamıştır. Cerattepe Davası BM’de son 25 yılın çevre mücadelesinde ilk 10 içinde yer bulabilmiş bir dava olma özelliğini taşıyor.
Dünya yaşam savunucuları 2-4 Ekim tarihlerinde İrlanda’nın Dublın şehrinde buluşuyor. 100 yaşam savunucusunun buluşacağı etkinliğe Artvin’den Yeşil Artvin Derneği bu etkinliğe davet edildi. Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu başkan Karahan’ın bu etkinliğe katılarak, sesimizi ve davamızı anlatmasının büyük fayda sağlayacağı düşüncesinde buluştu.
Konuyla ilgili olarak Dublin’e hareket etmeden önce basına kısa bir açıklama yapan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan;
“Artık dünyanın en büyük sıkıntısı çevre sorunu oldu. Dünyanın her yerinde maalesef doğa katliamları yaşanıyor. Küçük de olsa sevindirici olan, dünyanın her yerinde duyarlı insanların varlığıdır. Bu insanların kurduğu STK’lardır.
Bu amaçla dünya çapında kurulmuş önemli bir STK olan İnsan Hakları Savunucularının Korunması Vakfı her yıl, dünyanın çeşitli ülkelerinde etkinlikler düzenleyerek tehlikelere dikkat çekiyorlar.
Bu kapsamda 2-4 Ekim 2019 tarihleri arasında “Uluslararası İnsan Hakları Savunucularının Korunması Vakfı “ İrlanda'nın Dublin şehrinde gerçekleşecek olan “risk altındaki insan hakları savunucuları” platformda Yeşil Artvin Derneği olarak bizi de davet etti.
Biz de Dernek Yönetim olarak konuşup durum değerlendirmesi yaptık. Yapılan bu daveti kabul ettik.
Bu nedenle 1 Ekim'de İrlanda'ya gidiyorum. Orada bana bir çevirmen refakat edecek. Dolayısıyla uluslararası çok önemli olan bu toplantıya katılacağım. Orada Artvin’in yaşamsal sorununu anlatacağız, paylaşacağız.
Biliyorsunuz biz daha önce 2016 yılında Birleşmiş Milletler’e (BM) başvuruda bulunmuştuk. Şansımıza diyelim bu toplantıya Birleşmiş Milletler Temsilcisi de katılacak. Kesinlikle kendileriyle bu konuyu konuşacağım, mutlak suretle görüşmeye çalışacağım. Yaşamsal sorunumuzu belgelerle, delillerle dile getirmiş olacağım. Dilerim faydalı bir çalışma ve platform olur. Risk altındaki insan hakları savunucuları programları Dublin Platformu iki senede bir gerçekleşiyor.
Dünyanın farklı yerlerinden gelen 100’ü aşkın “İnsan Hakları Savunucusu”nu bir araya getirip deneyimlerini paylaşmalarını sağlıyorlar. Dolayısıyla da biz de onlarla deneyimlerinizi paylaşacağız ve temsilcilerle de görüşmeye çalışacağız.
Biliyorsunuz daha önce Kanada’ya da gittim. Orada derdimizi, halimizi olması gerektiği gibi izah ettim. Kanadalı şirketlerin yaptığı doğa katliamlarından, Cerattepe’den söz etmiştim.Toplantı için Kanada’ya girerken hava alanında olmadık davranışlar sergilendi. Çünkü onların hükümeti, polisi bu tür toplantılardan hoşlanmıyorlar.
Dublin’de de konuşacağım ve dünyayı bekleyen büyük tehlikeye dikkat çekmeye çalışacağım.Biz her platformda, her yerde konuşacağız, anlatacağız, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü başka Artvin, başka Türkiye, başka dünya yok. O halde yaşam alanlarımıza sahip çıkmak her bireyin, herkesin asli görevidir.”dedi.

Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.