Bugün: 20.09.2019

FAKİR BAYKURT'SUZ "EFKAR TEPESİ..." ANLAMSIZDIR EKSİKTİR ÖYKÜSÜZDÜR!

FAKİR BAYKURT'SUZ "EFKAR TEPESİ..." ANLAMSIZDIR EKSİKTİR ÖYKÜSÜZDÜR!
Fakir Baykurt Büstüne Kaymakamlıktan Red!.. Artvin Şavşat Belediyesi’nin Efkâr Tepesi’ne koymak istediği Yazar Fakir Baykurt’un büstüne İlçe Kaymakamlığı’ndan izin çıkmadı. 03.09.2019 11:02
Şavşat ilçesinin batısındaki Yeniköy Mahallesinde bulunan ve Ünlü yazar Yazar Fakir Baykurt, 1959- 1960 yıllarında Şavşat’ta öğretmenlik yaptığı dönem içinde anılarını topladığı bir kitaba ismini vermiş olduğu EfkârTepesi’ne, Şavşat Belediyesince yazarın büstünü koymak istemesine Şavşat Kaymakamlığı tarafından uygun görülmediği gerekçesiyle izin verilmedi. Bunun üzerine Belediye Meclisi olağanüstü toplanarak Şavşat Belediyesinin Efkâr Tepesi’ne Fakir Baykurt’un büstünün dikilmesi hakkında karar aldı.
Yerel yönetimler aydın kimliklere sahip çıkmak zorunda
Konu hakkında görüşme yaptığımız Belediye Meclis Üyesi Mehmet Bora Öztürk, geçtiğimiz günlerde düzenlenen ve uluslararası nitelikte olan 29.Pancarcı Şenlikleri öncesinde Efkâr Tepesi’ne Fakir Baykurt’un büstünü koymak istediklerini, büstü hazırlattıklarını ve bunu bildirmek üzere Kaymakamı,Belediye Başkanının ziyaret ettiğini ifade ederek. “Kaymakam uygun bulmuyorum ifadesiyle isteğimizi reddetti. Akabinde Belediye Meclisi olağanüstü toplanarak büstün dikilmesi için bir karar aldı.Süreç devam ediyor. Edebiyata ve entelektüel kimliklere, aydın düşüncelere sahip çıkmaya ısrarla devam edeceğiz.” dedi.
‘Büstün dikilmesi için her şeyi yapacağız’
Şavşat halkının da Kaymakamlığın verdiği bu karara tepki gösterdiğini sanatın önüne geçildiğini dile getiren Öztürk, “ Efkar Tepesi’nin Belediye’ye ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait olduğunu fakat bir dönem önceki AKP Belediye’sinin tesisin ve alanın işletmesini Kaymakamlığa verdiğini ifade ederek tesisin o dönemde amacı dışında kullanıldığını ve tesisin tüm giderlerinin Kaymakamlığa bağlı KÖYDES’ten karşılandığını bu yüzden köy halkının parasının da burada kullanıldığını bunun halkın vicdanında sıkıntı yarattığını vurgulayan Öztürk, 
“Esnaflar haksız rekabet yapılıyor gerekçesiyle bu işletmeye karşı çıkıyor, giderler karşılandığı halde 3 yüz bin TL zarar olduğu iddiaları var , tesisin de belediyeye geri devir edilerek özel sektöre verilmesi gerekiyor ” diyerek bu durumun ardından alınan Belediye Mecliskararı ile Kaymakamlığa verilen işletme tahsisinin iptal edildiğini söyledi. Öztürk son olarak alınan tüm kararların uygulanması için Belediye olarak tüm çabayı göstereceklerini vurguladı.
‘Kaymakamlık Şavşat halkının istediği reddediyor’
Turizm işletmeleri sahibi olan Zeki Keskin ise Yazar Fakir Baykurt’un Şavşat’ta öğretmenlik yaptığı yıllarda Efkar Tepesi adlı kitabını yazmasıyla Efkar Tepesi’nin Şavşat için bir simge haline geldiğini dile getirerek, “Şavşat halkı Fakir Baykurt’a olan sevgisini ve şükranlarını ancak onun büstünün yapılmasıyla ona karşı olan görevlerini yerine getirmiş olacaktır. Bu tamamen Şavşat halkının isteği ve talebidir” diyerek Belediye’nin halkın talebine duyarsız kalmadığını Efkar Tepesi’ne Fakir Baykurt’un büstünün yapılması doğrultusunda meclis kararı aldığını ve bu kararın bizzat Belediye Başkanı Nihat Acar tarafından ilçe Kaymakamlığı’na iletildiğini bildirdi.
Kaymakam Musa Göktaş’ın hiçbir gerekçe göstermeden büstün dikilmesine izin vermediğini vurgulayan Keskin, “Biz Şavşatlılar olarak yasal işlemlerin tamamlanarak büstün en kısa zamanda Efkar Tepesi’ne dikilmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi.
‘Giderler devlet tarafından karşılanıyor yine zarar ediliyor’
Efkar Tepesi’nde yapılan işletmeden dolayı zarar gören esnaflar hakkında bilgi aldığımız Şavşat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı Yapan Ercüment Köksoy, esnaf olarak bu işleyişe karşı olduklarını vurguladı ve bu sebepten dolayı tüm esnaftan bir dilekçe yazmalarını isteyerek Kaymakamlığa gideceklerini ifade etti.
Köksoy ayrıca, işletmede bulunan elemanların İŞ-KUR tarafından çalıştığını maaşlarının devlet tarafından ödendiğini ve yerli esnaftan alışveriş yapılmadığını söyleyerek, “Köylere hizmet götürme birliği adına sürdürülen bu işleyişte bir dönem önceki AKP Belediyesi’nin Kaymakamlığa tahsis ediyor, Orman Bölge Müdürlüğü yerine yapılan bina kullanılıyor ve kira Belediye tarafından karşılanıyor. İl Özel İdaresi’nden köy için yollanılan belli miktardaki para burada kullanılıyor ve zarar ediliyor. Burada zarar eden Kaymakamlık olmuyor, köy halkı zarar görmüş oluyor” dedi.
İlçede yirmi üzerinde kafe, on iki lokanta ayrıca turizm işletmelerinin bulunduğunu ifade eden Köksoy, ilçe esnafının iş yapmadığını ve Efkar Tepesi’ndeki işletmenin Kaymakamlık yerine özel kişiye verilerek bir ailenin geçimini sağlayabileceğini, ilçede bulunan tüm esnafın bu işleyişe karşı olduğunu vurguladı.
15 Temmuz Şehitler Parkı
İlçe halkından Şair Mümtaz Temiz ise yaptığı açıklamada Fakir Baykurt’un Efkâr Tepesi romanı ile bu tepenin adı ve ününün artık dünyaya yayıldığını böylece Efkâr Tepesi ile Fakir Baykurt adının bütünleştiğini vurgulayarak, “Şavşat insanı aydındır. Cumhuriyetçidir. Çağdaştır. Doğasını ve halkını seven herkesi sever ve sahiplenir. Fakir Baykurt'u da bu anlamda sevmiş ve sahiplenmiştir.Yediden yetmişe herkes, burada Fakir Baykurt adına bir anıtın yapılmasının hem ilçenin tanıtımı için, hem de yazara olan ahde vefa borcu açısından güzel bir yaklaşım olacağını düşünürken, Şavşat'a estetik olarak yakışmayacak şekilde o tepeye "15 Temmuz Şehitler Parkı" diye devasa bir tabela konulmuştur” dedi.
Temiz açıklamasını, “Ben, hem Fakir Baykurt'un meslektaşı bir yazar ve şair olarak, hem de duyarlı bir Şavşatlı olarak bu tepeden o tabelanın indirilmesini, oraya Fakir Baykurt abidesinin konulmasını ilgililerden talep ediyorum” diyerek sonlandırdı.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi Şavşat İlçe Başkanı Erkan Evbaşi, Efkar Tepesi’nin Fakir Baykurt’la anılan bir yer olduğunu bu yüzden Kaymakamlığın vermiş olduğu kararın karşısında olduklarını vurgulayarak, Sivil Toplum Kuruluşları ile görüşme yapacaklarını ardından Efkar Tepesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştireceklerini ve yazarın büstünün dikilmesi için mücadele edeceklerini ifade etti.
‘Red kararı demokrasi ve hukuk devleti açısından kabul edilemez’
ŞAVŞAT DERNEKLERI FEDERASYONU ( Şavşat- Fed) Başkanı Av. Halis Yıldırım Şavşat Belediye meclisinin Efkar Tepesine Fakir Baykurt büstünün konulmasına ilişkin kararını saygıyla ve heyecanla karşıladıklarını, bu konuda geçmişte aynı talebi ifade etmiş ve hatta Efkar Tepe’sinin kısmen düzenlenerek korunması talebini de dile getirmiş bir federasyon olarak anılan karardan mutlu olduklarını ifade ederek,
“ Ancak, Sosyal medya mecralarından 26 Temmuz tarihinde gerçekleştirileceği yazılan büst açılışının “ Kaymakamlık tarafından reddedildiği” bilgisi bir hafta boyunca yaygınlaştığı halde ve üyelerinizin onlarca telefon ve bizzat gelerek sordukları sorular karşısında meselenin aslını geç de olsa öğrendik. Kaymakamlık; bir önceki belediye yetkililerinin, Orman işletmesi ile yaptıkları kiralama sözleşmesiyle 10 yıl süre ile tesis ve alanı Kaymakamlığa ( Köylere Hizmet Götürme birimine) devretmeleri nedeniyle bu alanın kendi tasarrufunda olduğu gerekçesiyle kararı yok sayarak ve talebi reddetmektedir” dedi.
Şavşat halkının seçtiği Yerel yönetim meclisinin aldığı kararın gerekçesiz reddi demokrasi ve hukuk devleti açısından kabul edilemez olduğunu, kısaca değerlendirmek gerekirse, kira bedeli kasasından ödenmiş yerel yönetim akdettiği sözleşmeyi her zaman iptal etme hakkına sahip olduğunu ve iptal etmiştiğini açıklayan Yıldırım, “Ayrıca alanın kiralanması yerel meclisin oraya büst koyma hakkını da ortadan kaldıramaz. Yine 3593 sayılı belediye yasasının 81 maddesinde yer alan ve Kaymakamlığın onayı ile yapılması gereken işlerden olmadığından her zaman Belediye meclisi kararı ile büst konulabilir” diyerek Kaymakamlığın bu süreçte vatandaşların ve Belediye meclisinin kararını haksız ve hukuksuz bir şekilde engellemiş gözükmekte olduğunu yanlış hesabın demokrasi, hak, hukuk ve adaletten dönerek Fakir Baykurt’un aydınlığı simgeleyen büstü Efkar tepesine konulması gerektiğini vurguladı.
Fakir Baykurt Kimdir?
Asıl adı Tahir olan Fakir Baykurt 1929 yılında Burdur'da doğdu. 1948'de Gönen Köy Enstitüsü'nü bitirdikten sonra köy öğretmeni olarak çalışan yazar, 1955'te Gazi Eğitim Enstitüsü'ndeki eğitimini tamamladıktan sonra Sivas, Hafik ve Şavşat'ta Türkçe öğretmenliği yaptı. Demokrat Parti yönetimi tarafından öğretmenlikten alınarak pasif bir göreve getirildi. 1958'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ilk romanı Yılanların Öcü nedeniyle hakkında kovuşturma açıldı. 1960 yılındaki askeri müdahalenin ardından ilköğretim müfettişliğine getirildi. 1962-63 yıllarında ABD Bloomington Indiana Üniversitesi'nde ders araçları konusunda uzmanlık eğitimi gören Baykurt, Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın (TÖS) ve Türkiye Öğretmenler Dernekleri Milli Federasyonu'nun (TÖDMF) genel başkanlığına seçildi. 1969 yılında Türkiye çapındaki ilk öğretmenler boykotuna katıldığı için bir kez daha açığa alındı ve 12 Mart 1971'deki askeri darbeden sonra uzun süre tutuklu kaldı.
Edebiyata şiirle adım atan Fakir Baykurt, yazın hayatını toplumcu gerçekçi bir yaklaşımda yazdığı kısa öyküler ve köy notlarıyla sürdürdü. Yeditepe, Varlık, Cumhuriyet, Evrensel ve Yön gibi dergi ve gazetelerde çeşitli yazıları çıkan Baykurt, 1955'te öykülerini derlediği ilk kitabı Çilli'yi yayımladı. Bunu, köy yaşamını, köylünün arzularını, sıkıntılarını ve çelişkilerini de dile getirdiği hikâye kitapları ve romanları izledi.
Yalın, şiirsel bir dil kullanan yazar, eserlerinde halka mal olmuş deyişlere ve deyimlere de sıklıkla yer vermiştir. Tırpan ile 1970 TRT ve 1971 TDK ödüllerini, Can Parası (1973) ile Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, Kara Ahmet Destanı'yla Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan yazarın Yılanların Öcü adlı yapıtı 1961'de Metin Erksan, 1985'te Şerif Gören tarafından filme çekildi.
11 Ekim 1999'da Almanya'nın Essen kentinde vefat eden Fakir Baykurt'un cenazesi, 1977'den beri yaşadığı Duisburg'da düzenlenen bir törenden sonra İstanbul'a getirelerek Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Fakir Baykurt'un Yılanların Öcü (1958), Irazca'nın Dirliği (1961), Onuncu Köy (1961), Kaplumbağalar (1967), Amerikan Sargısı (1967), Tırpan (1970), Köygöçüren (1973), Keklik (1975), Kara Ahmet Destanı (1977), Yayla (1977), Yüksek Fırınlar (1983), Koca Ren (1986), Yarım Ekmek (1988), Eşekli Kütüphaneci (2000) adlı romanları yanında, onlarca hikâye, şiir ve çocuk kitapları yayımlanmıştır. Kitapları çeşitli dillere çevrilmiş, Türkiye'de ve çevrildiği ülkelerde birçok ödül almıştır.
EFKAR TEPESİ ROMANINDAN
Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran "sıradan insanı", yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
İlk basımı 1960'da yapılan Efkâr Tepesi'ni yeniden okurla buluşturuyoruz: Fakir Baykurt, Efkâr Tepesi'nde, 1959-1960 arasında çeşitli yayın organlarında çıkan yazılarını toplamış. Bu yazılar gerçeklerden yola çıkan bir anlatı aslında. Partizanlık, din sömürüsü, köyün yoksulluğu, köylünün cahilliği, okur-yazarlık, kız çocuklarının okula gönderilmemesi gibi konular çarpıcı bir biçimde ele alınıyor. Kuşkusuz ki okur bugünle bağ kuracaktır kitabı okuduğunda…
Yollarımız, sokaklarımız, yazın tozdan, kışı çamurdan geçilmiyor. Martta nisanda pabucumuzu kurtarıp bir evden bir eve gidemiyoruz. Evlerimiz, eriyen karla, yağan yağmurla su içinde. Damlarımızdan, tavanlarımızdan sular eleniyor. Kilimi keçeyi ıslatmamak için oraya buraya çanak diziyoruz. Okullarımız da akıyor! Okullar aktıkça, çocukların öksürüğü artıyor. Hâlâ köylerimizin okul davası, kasabalarımızın hamam davası, helâ davası çözülmemiştir. Dört yıl önce Kızılay parasıyla temeli atılan hamamın tamamlanması, gene Kızılay'ın yapacağı yardıma bağlıdır. Epeyden beri de, okul çocuklarımızı, Sam Amca'nın süt tozuna alıştırmaya çalışıyoruz. Çiftçilerimiz, Toprak Ürünleri Ofisi'nin doksana mal edip otuza sattığı buğdayı gözlüyorlar. Bakımsız topraklarımızda ekinler, üçer karıştan fazla boy atmıyor. Söylevlerimizde, demeçlerimizde barajdan geçilmiyor ama bir yıl yağmur yağmasın, yiyecek buğdaya muhtaç kalıyoruz. Yememiz yeme değil, yatmamız yatma değil. Gıda işi, mesken işi, su işi, başlı başına birer sorun. Bunlar böyle önümüzde serilip dururken, biz de "Yattı kalkmaz, uzattı çekmez" sözündeki gibi, yatmışız bir görülmemiş uykuya; öyle bir uyku, öyle bir uyku, uyandırabilene aşk olsun! Korkunç bir yangeldimcilik!
-Ne Kadar İlerledik?-
(Tanıtım Bülteninden)

Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.